MERAK DA BİR HAREKETTİR Bazen hareket bir adımla başlamaz.

Bir soruyla başlar.

Bu neden böyle?

Burada ne var?

Bunu öğrenirsem ne olur?

Bir şeyi merak ettiğimiz anda fiziksel olarak yerimizden hiç kıpırdamamış olabiliriz.

Ama zihinsel olarak artık aynı yerde değilizdir.

Çünkü merak, bildiğimiz şeylerin sınırında başlayan ve bizi henüz bilmediğimiz bir şeye doğru yönelten güçlü bir dürtü olabilir.

Peki bizi bir cevabın peşinden gitmeye iten şey nedir?

BİLDİĞİMİZLE BİLMEK İSTEDİĞİMİZ ARASINDA

Psikolog George Loewenstein, 1994 yılında yayımladığı The Psychology of Curiosity: A Review and Reinterpretation başlıklı çalışmasında merakı açıklamak için dikkat çekici bir yaklaşım ortaya koydu.

Bilgi boşluğu (information gap).

Temel fikir oldukça basit:

Bir konuda bildiklerimizle bilmek istediklerimiz arasında bir boşluk olduğunu fark ettiğimizde, bu eksiklik merakı tetikleyebilir.

Bir hikâyenin sonunu bilmemek.

Bir sorunun cevabını tahmin etmek ama bundan emin olamamak.

Bir yer hakkında küçük bir şey öğrenip gerisini keşfetmek istemek.

İlginç olan şu:

Merak her zaman hiçbir şey bilmediğimiz yerde başlamayabilir.

Bazen önce bir şeyler bilmemiz gerekir.

Çünkü eksik parçayı fark edebilmek için önce resmin bir kısmını görmek gerekir.

Belki de bu yüzden tek bir bilgi, bazen yeni bir sorunun başlangıcı olur.

CEVABI BİLMEK İSTEMEK

2009 yılında Min Jeong Kang ve çalışma arkadaşları merakın bilgi arayışı ve öğrenmeyle ilişkisini inceleyen bir dizi deney yayımladı.

Katılımcılara çeşitli bilgi soruları soruldu ve cevapları öğrenmeden önce her soruya ne kadar merak duyduklarını belirtmeleri istendi.

Araştırmacılar, insanların cevabını daha çok merak ettikleri sorularda bilgiyi elde etmek için daha fazla kaynak harcamaya istekli olduklarını gözlemledi.

Çalışmanın başka bir bölümünde ise katılımcılar, daha fazla merak duydukları soruların cevaplarını daha sonra daha iyi hatırlama eğilimi gösterdi.

Araştırmacılar beyin görüntüleme yöntemleriyle merak durumunda ortaya çıkan sinirsel etkinliği de inceledi ve ödülle ilişkili bazı beyin bölgelerinde merak düzeyiyle bağlantılı aktivite gözlemledi.

Bu sonuçları “merak ettiğimiz her şeyi mutlaka öğreniriz” şeklinde yorumlamak doğru olmaz.

Ama araştırma önemli bir noktaya işaret ediyor:

Bir şeyi gerçekten bilmek istememiz, o bilgiye nasıl yöneldiğimizle ve onu nasıl öğrendiğimizle ilişkili olabilir.

Merak böylece yalnızca zihnimizde beliren bir soru olarak kalmaz.

Bizi cevaba doğru hareket ettirebilir.

MERAK EDERKEN BAŞKA ŞEYLER DE ÖĞRENİYORUZ

Merak ve öğrenme arasındaki ilişkiye farklı bir açıdan bakan bir başka çalışma 2014 yılında Matthias Gruber, Bernard Gelman ve Charan Ranganath tarafından yayımlandı.

Araştırmada katılımcılara yine bilgi soruları gösterildi ve cevapları ne kadar merak ettikleri ölçüldü.

Yüksek merak duyulan soruların cevapları daha sonra daha iyi hatırlandı.

Fakat deneyin özellikle dikkat çekici bir tarafı daha vardı.

Katılımcılara bazı cevapları beklerken, sorularla doğrudan ilgisi olmayan yüzler de gösterildi.

Yüksek merak durumunda karşılaşılan bu ilgisiz yüzlerin daha sonra hatırlanmasında da bir avantaj gözlemlendi.

Araştırmacılar aynı zamanda hipokampus ile dopaminerjik ödül devreleriyle ilişkili beyin bölgelerindeki aktiviteyi incelediler.

Bulgular, merak durumlarının öğrenmeyi etkileyebilecek nörobilişsel süreçlerle ilişkili olabileceğini gösterdi.

Bu, merakın her durumda veya her tür bilgide hafızayı güçlendirdiği anlamına gelmiyor.

Ama belirli deneysel koşullarda ilginç bir ihtimali gösteriyor:

Bir cevabın peşindeyken, yol üzerinde karşılaştığımız başka şeyleri de öğrenebiliriz.

BAZEN CEVABIN KENDİSİ DEĞERLİDİR

Peki bir bilgiyi öğrenmenin bize somut bir faydası olmayacaksa?

Yine de cevabı bilmek ister miyiz?

Caroline Marvin ve Daphna Shohamy'nin 2016 yılında yayımladığı çalışma bu soruya farklı bir açıdan yaklaştı.

Araştırmacılar merak, bilgi ve ödül arasındaki ilişkiyi deneysel olarak incelediler.

Bulguları, insanların bilgiye yalnızca başka bir ödüle ulaşmanın aracı olarak yaklaşmadığını; belirli durumlarda bilginin kendisinin de davranışlarımızı yönlendiren bir değer taşıyabildiğini gösterdi.

Bu, günlük hayatta oldukça tanıdık bir durum.

Bazen bir şeyi öğrenmek bize para kazandırmayacaktır.

Bir işi tamamlamayacaktır.

Bir zorunluluğu yerine getirmeyecektir.

Yine de cevabı ararız.

Bir belgeselin devamını izleriz.

Bir kelimenin anlamına bakarız.

Hiç gitmediğimiz bir şehrin sokaklarını araştırırız.

Bir konuyu okumaya başlarız ve yarım saat sonra kendimizi bambaşka bir sorunun peşinde buluruz.

Çünkü bazen bilmek istememizin nedeni oldukça basittir:

Merak ederiz.

BİR SORU BAŞKA BİR SORUYA DÖNÜŞÜR

Merakın ilginç taraflarından biri de burada ortaya çıkar.

Bir cevap her zaman hikâyenin sonu değildir.

Bazen yeni bir başlangıçtır.

Bir şeyi öğrenirsin.

Öğrendiğin şey daha önce fark etmediğin başka bir ayrıntıyı gösterir.

O ayrıntı yeni bir soru doğurur.

Sonra okursun.

Araştırırsın.

Denersin.

Görürsün.

Dinlersin.

Keşfedersin.

Ve başlangıçta sorduğun küçük bir soru seni hiç planlamadığın bir yere götürebilir.

Bilginin yolu her zaman düz değildir.

Keşfin yolu da öyle.

Bazen nereye varacağını bilmeden başlarsın.

HAREKET HER ZAMAN GÖRÜNMEZ

Hareketi çoğu zaman gözümüzle görebildiğimiz şeylerle ilişkilendiririz.

Bir insan yürür.

Koşar.

Bir yerden başka bir yere gider.

Ama hareketin başka biçimleri de vardır.

İlk kez bir kitap açmak.

Bilmediğin bir kelimeyi araştırmak.

Birine soru sormak.

Farklı bir düşünceyi anlamaya çalışmak.

Yeni bir konu öğrenmek.

Daha önce hiç gitmediğin bir yeri keşfetmek.

Ve bazen yalnızca:

“Acaba?” demek.

Bunların hiçbiri tek başına büyük bir keşfi garanti etmez.

Her merak önemli bir cevaba da ulaşmaz.

Ama merakın açtığı kapının arkasında her zaman aynı ihtimal vardır:

Şu anda bilmediğin bir şeyi biraz sonra biliyor olabilirsin.

Ve bu da bulunduğun yerden başka bir yere geçmenin bir biçimidir.

İLERİYE HAREKET ET

MOTION için hareket yalnızca fiziksel olarak ilerlemek değildir.

Başlamak.

Öğrenmek.

Üretmek.

Keşfetmek.

Yaratmak.

Ve bazen bilmediğin bir şeyin peşinden gitmek.

Her keşif büyük olmak zorunda değil.

Her sorunun dünyayı değiştiren bir cevabı olmak zorunda değil.

Bazen tek bir soru yeter.

Bir merak.

Bir cevap arayışı.

Ve daha önce bilmediğin bir şeye doğru ilk hareket.

Çünkü bazen insanın gittiği ilk yer,

henüz bilmediği bir yerdir.

ENERJİDEN DAHA FAZLASI İLERİYE HAREKET ET

KAYNAKLAR

Loewenstein, G. (1994). The Psychology of Curiosity: A Review and Reinterpretation. Psychological Bulletin, 116(1), 75–98. DOI: 10.1037/0033-2909.116.1.75

Kang, M. J., Hsu, M., Krajbich, I. M., Loewenstein, G., McClure, S. M., Wang, J. T. & Camerer, C. F. (2009). The Wick in the Candle of Learning: Epistemic Curiosity Activates Reward Circuitry and Enhances Memory. Psychological Science, 20(8), 963–973. DOI: 10.1111/j.1467-9280.2009.02402.x

Gruber, M. J., Gelman, B. D. & Ranganath, C. (2014). States of Curiosity Modulate Hippocampus-Dependent Learning via the Dopaminergic Circuit. Neuron, 84(2), 486–496. DOI: 10.1016/j.neuron.2014.08.060

Marvin, C. B. & Shohamy, D. (2016). Curiosity and Reward: Valence Predicts Choice and Information Prediction Errors Enhance Learning. Journal of Experimental Psychology: General, 145(3), 266–272. DOI: 10.1037/xge0000140